GERÇEK BİZ OLMAYA VAR MISINIZ?
Merhaba... Tekrar uzunca bir aradan sonra yine yeniden Merhaba...
Bugün yeni bir üründen bahsetmeyeceğim. Verdiğim aradan sonra, bir soluk alarak devam edeceğiz.
kısa bir mola gibi, nefes alıp vermek gibi... Hiç düşündünüz mü? Bugünler de içinizden gelerek yaptığınız kaç anınız oldu? nereye gitmek istediniz de gittiniz? geçmişinizi düşünmeyi kaç defa bırakabildiniz? Kaç defa yeniden başlamalıyım deyip irkildiniz ?
kaç defa kendinizi yargılamadan sorgulamadan kırmadan dürüstçe eleştirdiniz? gizli gizli kimi sevdiniz? kaç ölüm hatırladık, kaç yalnızlık paylaştık? kaç defa yalanlara sarıldık ? kaç giden için gözyaşı döktünüz? kaç kişi tanıdınız sizi siz yapan sizi sizden koparan? cevaplarını vermek sorarken bile acıtıyor değil mi ? doğru bir cevabı var mı sizce ? bence yok... keder ırmağında belki boğuşuyoruz. ya da neşenin...
seçimlerimiz, gülen yüzlerimiz, aldanışlarımız, aldatışlarımız... bir kazanıp bir kaybediyoruz. bazen farkında olmadan yitiriyoruz. tüketim olayına girmek bile istemiyorum. bıçak gibi sakladıklarımız, kendimize itiraf edemediklerimiz, sessiz isyanlarımız, tepkisiz tepkilerimiz...
herşeye rağmen yeniden diyebilmektir, hayata tutunmak... yağmura tutulmuş gibi aşık olduğunuz o günleri hatırlayın.. ılık bir yaz yağmurunun altında kalmış gibi; ne de olsa yaz yağmuru deyip korkmadan, içinize sine sine, her damlasını hissettiğiniz o hissiyat... yeni bir güne iç çekip; doldurup bütün ciğerleri ''oh beeee!! dünya varmış, nefes alabilmek böyle birşeymiş dediğiniz o an; deniz gibi okyanus gibi; sonsuz, derin, tutkulu ve heyecan dolu o anlar... keşke hiç gitmeseler..
bazen olur ya hani, o kadar benimsersiniz ki; sanki onunla doğmuş onunla büyümüş; sanki her zerrenizde o varmış gibi olursunuz ya işte öyle bir durum düşünün. sonunu bilmediğiniz bir yol ama tanıdık.
hatır, gönül olmadan, sorgusuz sualsiz, sadece o sadece siz... gün batımında sahilde yürürken rastladığınız o efkarlı dost gibi, eski ama sıcak bir saki gibi.. uzaktan gelen sevinç sesi ve sonrası iyilik güzellik olan bir yol...
konuşmadan konuşmadığınız oldu mu sahi ? benim çok oldu. ben konuşmadan konuştum, ama onlar anladı mı? bunu bilmek zor. belki de bunu bilince bir şeyler huzura erecek. belki sonrasında her şey çok güzel olacak. sözüm ona insandık!
ne mutlu eder şimdi peki ? yemyeşil çimenlerin içinde mis kokulu hanımeli kokusu, yanında kavak ağacının o güzel homurtusu... esen meltemin teninizdeki o gıdıklayan dokunuşu.. belli belirsiz göz kırpan o güzelim sarı saçlı güneşin ışık atması... gözlerinizi kapatıp o anı o an da yaşayarak kalabilmek; akşamın ihtişamı ile yıldızların büyülü dünyasına dalmak... eliniz de çimen, toprak kokusu, içinize içinize işlerken içinizi de temizlemesi..
ömrünüz eksik kalır. her şekilde her durum da; kimse kimsenin ne yerini ne de anılarını dolduramaz. insan insanın kurdudur. insan insanın herşeyidir. insan insanın boşluğudur. ömrüm dediğiniz yer de ömrünüze nefes, hayat, bazen acı katar.
güzel şeyler yakalayınca tutmak lazım. sıkı sıkıya, sanki son gününüzmüş gibi deli gibi dolu dolu...
önce sen diyebildiniz yerde korkunuzu unutabilmek; karanlığınızı aydınlıklarla taşıran oralar da bir yer de büyüyen neşenizi tutabilmek, tutunabilmek... gitme diyebildiğiniz kaç hayatınız oldu bilmiyorum. benim olamadı. belki bir gülümse olurdu benim de...
yine de çocuk ruhunuzu kaybetmeden, tüm afacanlığınızla, tüm enerjinizle, hayallerinizden vazgeçmeden buradayım; diye haykırmak... bir sebepten ötürü sebepler yaratmak...
hadi bağıralım haykıralım. bağıra çağıra sevdiğinize sevdiğinizi korkmadan çekinmeden özgürce söyleyin.
hayaller hayal de kalır, demeden deli gibi hayaller kuralım.
olmak istemediğimiz o bedenlerde ki o asık suratlı insanlardan olmayalım. kahkahalarımız inletsinn meydanları...
yüzünü hatırlamak için kendimizi zorladığımız o kişiye telefon açalım. son kez sesini duyacakmışız gibi...
bolca sarılalım... uzak kalınan her saniye için sıkı sıkıya dolu dolu sarılalım.
gözlerimiz öfkeyi unutsun. şefkatle, sevgiyle kararlı baksın.
bitti dediğimiz her sonu başlangıca gebe bıraktırsın dilimiz...
kavuşalım artık...Gerçek bizlere...
Yorumlar
Yorum Gönder