SEÇİMLER

                                                      Seçimler

 Uzun bir yolculuğa çıktığınızı düşünün... Arka fonda enstrümantal  bir şarkı; bazı yerlerde sakin, slow bazı yerlerde hızlı, bazı yerler de huzur verici.... Sadece bir an, bir düşünce, bir hayal... Düşünmek bile bize bizi rahatlatıp, umut verici olup; bir anda hüzünlendirebiliyor.

 Hayatta bazı unsurlar bizi aynı oran da etkileyebiliyor. Hormonlar deyip de işi basitleştirmek tabi ki olmaz. Çok sevdiğim bir hayvan var. Adı Argonot Ahtapotu 'dur. özellikle erkek olan Argonot çok ilgimi çeker.  Bu arkadaşın olayı; üreme zamanı cinsel organının bedeninden ayrılarak, başka bir kayadaki dişi argonotu döller ve sonra işlem biter geri döner ahtapotumuzun parçası olarak devam etmeye başlar.

 Sıfır duygu, full mantık sizce de çok enteresan ve eğlenceli değil mi ? :) Ben bunu öğrendiğim günden beri bu tatlı şeye inanılmaz sempati besledim. Düşüncelerimiz, seçimlerimiz gibi aslında bu ahtapotun cinsel hayatı da... 

 Gidiyoruz, geliyoruz; işin sonunda yine biz bizeyiz. Bu ahtapot kardeş de anlamış olacak ki olayı; olay bittikten sonra noksan yerini geri kendine çekerek; ebedi sona kavuşmuş. Aslında çoğu insani ilişkimiz ya da davranışlarımız hayvanlardan türetilmiş gibi duruyor bakınca aslında... Tek taş örneğin; sevimli mi sevimli penguenler tarafından gözlemlen ilmiştir. Ticari bir zekaya yem olmuştur. Penguen erkek, dişiye taş verip, taşı yuvasına götürmesi durumunda ondan hoşlandığını yuvasını onunla bölüşmek istediğini anlatır. 

  Aynı durum 21 yüzyılda da devam eden, tektaş yüzükle yuva kurmaya evet misin ? sorusuyla geliyor. Galiba isimler değişse de seçimlerimiz, yöntemlerimiz ve tavırlarımız değişmiyor. Severken öldürüyoruz, kırıyoruz, irdeliyoruz, güvenmiyoruz vs. aynı olaylar onların aleminde de mevcut...

 Hayatımızı da seçimlerimizi de bizler istediğimiz sürece; baskı ya da yönlendirilmeden yapabildiğimiz sürece, hayatta var olmak, benliğimizi korumak mümkün. Olaylara hata gözüyle bakıp, ağlayıp vahlamak yerine yerimizden kalkıp olanları kabullenip; devam etmek için nedenler aramak hepimizi rahatlatacaktır.

  Bu yazının emin olun sonunu bağlamak beni zorladı. Bağlayamıyorum çünkü; siz siz olun sevmekten korkmayın... Seviyorsanız gidin konuşun bence :)




 


Yorumlar

Popüler Yayınlar